PAYLAŞ

 Covid 19 virüsü nedeniyle evde kaldığımız günlerde, sıkılmamak için her yolu denedik. Film arşivlerimizi, arkadaşlarımızdan tavsiyeler istedik, asla izlemem dediklerimizi bile bitirdik. Peki, kült filmlere ne dersiniz? Pek çoğunu daha önceden izlemiş olsanız bile; tekrar tekrar izlediğinizde keşfettiğiniz her yeni ayrıntıyla büyüleyen 10 film!       

1# Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan), 2004

1

 Yaşadıklarınızı unutmak istediğiniz bir anınız oldu mu? Hayat karşımıza her zaman iyi şeyler çıkarmaz. Aklımızdan silmek istediğimiz anılar olabilir. Kötü biten dostluklar, lise aşkımız veya utanç duyduğumuz bir an. Yönetmen koltuğunda Michel Gondry’nin oturduğu Sil Baştan, size tam da bu konulara dokunan bir hikaye sunuyor. Alt metni zengin olan olay örgüsü, seçimlerinizin sizi nereye götürebileceğini anlatıyor.  Başrollerinde birçok başarıya imza atmış iki ünlü isim; Jim Carrey ve Kate Winslet, izleyiciye fazlasıyla gerçekçi bir eser sunuyor. En İyi Film, En İyi Orijinal Senaryo, En İyi Kurgu gibi birçok ödüle layık görülen film bizi oldukça çarpıcı bir hikayeyle baş başa bırakıyor. 

 

2# Butterfly Effect (Kelebek Etkisi), 2004

2

 Çocukluğundan gelen hatıralarıyla mücadele etmek zorunda kalan genç bir adam zaman içinde geçmişe yolculuk yapabildiğini ve olayları değiştirebildiğini keşfeder. Ne var ki her değişiklik hem kendi hayatını hemde çevresindeki insanların hayatını büyük ölçüde etkilemektedir. Üstelik de çoğu zaman beklenenin tam aksine!

 

3# Leon: The Professional (Sevginin Gücü), 1994

3

 Mathilda, New York’ta yaşayan,  ailesi dağılmış, 12 yaşında küçük bir kızdır. Ailesini sevmeyen Mathilda için en değerli varlığı küçük kardeşidir. Babası uyuşturucu işlerine bulaşınca mafya ailenin tüm bireylerini öldürür. O sırada alışverişte olan Mathilda ise olaydan kılpayı kurtulur ve Leon’un kaldığı daireye saklanır. Leon ise bir göçmendir ve parasını insanları öldürerek kazanır. Çok katı kurallara sahip bu tetikçi, başarısından dolayı adeta bir profesyoneldir. Ancak bu siyah-beyaz hayat Mathilda adlı küçük kızın gelmesiyle renklenir.

 

4# Forrest Gump, 1994

4

  Düşük zeka seviyesine sahip, engelli bir çocuk olan Gump’ın çocukluğuyla başlayan hikayemiz, Forrest’ın devlet okuluna kabul edilmeyişi sonucunda annesinin yoğun çabaları ile özel bir okula başlaması ile hareketlenir. Bu yıllardan itibaren hayatını değiştirecek olan birileri ile karşılaşır ve  zamanla akla mantığa uymayan başarılara imza atar. Forrest Gump, zamanla gelişen olaylar zincirinde bizi hayal edemeyeceğimiz bir dünyaya götürüyor.

 

5# Shawshank Redemption (Esaretin Bedeli), 1994

5

 Şaibeli bir şekilde karısını öldürmek suçundan Shawshank Hapishanesi`ne gönderilen bankacı Andy Dufresne, hiç alışık olmadığı bir hayat mücadelesi vermeye başlar. Hapishanede tanıştığı Ellis Boyd Redding ile aralarında kuvvetli bir dostluk oluşur. Sabır ve umut konuları ile ilgili ayrıntıları sık sık göreceğiniz, suçsuz yere yıllarca hapis yatan Andy’nin hayata nasıl tutunduğunu izleyeceğiniz; dostluk ve arkadaşlık gibi kavramların da işlendiği mutlaka izlenmesi gereken bir film! 

 

6# Cinema Paradiso (Cennet Sineması), 1988 

6

 Güçlü senaryosu ve belki de izleyeceğiniz en etkileyici final sahnesiyle sinema tarihinin en güzel filmlerinden biri olan Cinema Paradiso, müzikleriyle de unutulmaz tat bırakıyor. Çocukluğumuza dair ne varsa;  en sıcak, en yalın haliyle yansıtan bu filmi bir kere değil, defalarca izleyin; çünkü Cinema Paradiso sinemaya duyulan aşkın filmi. 30 senenin ardından doğduğu kasabaya geri dönen Salvatore, çocukluk ve gençlik yıllarını, hayatında ona en çok ilham veren kişi olan sinemada projeksiyoncu olarak çalışan Alfred’ı hatırlar. Samimi ve sıcak işleyişiyle  size duygu yüklü bir iki buçuk saat geçirtecek olan, Giuseppe Tarnatore’nin baş yapıtı.

 

7# 12 Angry Man (12 Kızgın Adam), 1957

7

  Bu sefer daha da geriye, 1950’lili yıllara, bir cinayet duruşmasına gidiyoruz. 12 Öfkeli Adam, cinayetle suçlanan bir genç ile ilgili karar vermekle yükümlü 12 jüri üyesinin karar verme sürecini konu ediyor. Latin Amerikalı bir genç adam, babasını öldürdüğü gerekçesiyle cinayetle suçlanır. Sanığın kaybettiğini söylediği bir bıçak ise cinayetin işlendiği odada bulunmuştur. Gencin mahkemeye sunduğu savunma zayıftır ve olan biteni duyduklarını söyleyen pek çok tanık vardır. Sanık suçlu bulunduğu taktirde idama mahkum edilecektir.Jüri sonuçları pek de şaşırtıcı değildir: 12 jüri üyesinden sadece sekiz numaralı jüri üyesi Davis ‘suçsuz’ hükmü yönünde oy vermiştir. Davis’in jüri üyelerini ikna etmeye çalışması esnasında her jüri üyesinin ‘suçlu’ kararı vermesinin arkasında ise, aralarında yabancı düşmanlığı, kanuna aşırı güven, çoğunluğa uyma, geçmişle hesaplaşma gibi farklı kişisel sebepler olduğu ortaya çıkacaktır.

 

8# Enemy (Düşman), 2013

8

 Üniversitede tarih dersleri veren Adam, okul ve ev arasında gidip gelen monoton hayatına en azından bir kız arkadaş sığdırmayı başarmıştır. Bir gün bir arkadaşının tavsiyesi üzerine bir film izler ve o filmde kendisine çok benzeyen birisini görerek, bu oyuncunun peşine düşer. Adam artık, kendisine ikizi kadar benzeyen Anthony’nin de hayatının bir parçasıdır, tabii Anthony de onunkinin. Yönetmenliğini Denis Villeneuve’nin üstlendiği gerilim filminin senaryosunu ünlü yazar José Saramago’nun romanından uyarlayan isim ise Javier Gullón. Kadroda Jake Gyllenhaal, Mélanie Laurent ve Sarah Gadon gibi isimler yer alıyor.

9# Black (Siyah), 2005

9

  Film, bebeklikten itibaren görme ve duyma yetisini yitirmiş bir kızın öğretmeni ve bilginin gücü sayesinde hayata tutunmasını oldukça dramatik bir şekilde ele alıyor.  Michelle, kendi karanlığına hapsolmuş, görme ve duyma yetisine hiç sahip olmamış bir kız çocuğu. Bu yüzden ailesi onu asla normal olamayacak, eğitilemeyecek birisi olarak görüyor. Öyle ki hiçbir eğitim veremedikleri kızlarını takip etmek için üzerine tıpkı bir evcil hayvan gibi zil takıyor ve hareketlerini o şekilde takip etmeye çalışıyorlar. En sonunda onun yol açtığı kazalardan babası usanıyor ve kızını zihinsel engellilere özel bir okula göndermeye karar veriyor. Annesinin uğraşlarıyla bu fikrinden vazgeçip bir öğretmen tutulmasına karar veriliyor. Bu tür çocukları eğitmede ünlü olan Debraj isimli öğretmen eve davet ediliyor ve küçük kızın hayatı bu andan itibaren değişmeye başlıyor.

 

10# Big Fish (Büyük Balık), 2003

10

  Big Fish sürekli hikayeler anlatan babasına inanmayı uzun zaman önce bırakmış bir çocuğun hikayesi. İzleyenlerde Küçük Prens tadı bırakan film, Tim Burton’ın en iyi filmlerinden biri. Filmde, babanın hikayeleri inanılmaz bir görsel şölenle anlatılıyor. Bir yandan bu hayal dünyasına hayran olup, diğer yandan aşırı gerçekçi yanınızla ayıplıyorsunuz. Fakat soğuk ve heyecansız gerçeklerle dolu hayatı;  yalan ve abartı dolu da olsa hikayelerle renklendirmenin aslında o kadar da kötü bir fikir olmadığı gerçeği, film ilerledikçe insanın içine işliyor.